Sosyal Medya'da Takip Et :
muhtar@sirinevlermahallesi.com
+90 212 551 70 04
Kullanıcı Girişi
Hızlı Erişim
Muhtarımız
İnteraktif
Kan Bankası
Anket
Şirinevler Mahalle Muhtarlığının Dış Boyası Ne Renk Olsun
Beyaz
Siyah
Kırmızı
Yeşil
Mor
Mavi
Turuncu
Pembe
Bordo
Kahverengi
Kırmızı - Beyaz
Mavi - Beyaz
Lacivert
Lila
Turkuaz
Piano Black
Krem
Döviz Kurları
altın fiyatlar
Radyo İstek
İstek Gönder
Dünya `da Üzerine Kar Düşen Tek Çay Türkiye `de - Şirinevler Mahallesi Resmi Web Sitesi
Dünya `da Üzerine Kar Düşen Tek Çay Türkiye `de

TÜRK  ÇAYCILIĞI 

Dünya 'da üzerine kar düşen tek çay Türkiye 'de üretiliyor. 

Çaysız bir Türkiye düşünebilir misiniz ? Ülkemizde adım başı çay ocağı, çay evi, çay bahçesi var. Çoğumuz Çaykoliğiz.

Hepimizin çay zevki de değişiktir; koyu, açık, şekersiz, şekerli, kıtlama, tavşan kanı, limonlu. Küçük çocuklarımız için de,  paşa çayı.  Ama, sallama çayı pek sevmeyiz. Yolculuklarda yemek molası vermesek  olur ama çay molası mutlaka veririz. Çay demleme yöntemlerimiz de değişiktir; porselen demlikte, bakır demlikte, semaverde, közde, kısık ateşte. Kimimiz, ince belli bardakta, kimimiz küçük bardakta, kimimiz fincanda, kimimiz kupada içmeyi severiz. Ama tiryakisi için, ille de ince bellisi.

Çay, dünyada sudan sonra, en fazla içilen ve içme alışkanlığı gittikçe artan bir gıda ve içecek maddesi olarak, 5000 yıldan beri bilinen, sevilen, efsanesi, deyimleri, şiirleri, sanat ve sanayisi ile bir çay kültürü oluşturmuştur. 

5000 yıllık bir geçmişi olan çayın Anadolu topraklarında içme alışkanlığı 1600'lü yıllarda başlar. Üretimine Cumhuriyetin kuruluşundan sonra başlanan, 1963 yılına kadar talebin kısmen ithalatla karşılandığı, günümüzde ise Dünyanın tek natürel çayı olarak, hiçbir kimyasal mücadelenin olmadığı, herhangi bir pestisid taşımadığı çay sadece Türkiye de.

Yurdumuzda çay Rize bölgesinde yetiştirildiği için Rize Çayı adıyla anılır. Türkiye ’de çay üretiminin ele alınması, oldukça eskidir. Ama, ürün elde edilerek başarıya ulaşılması ancak Cumhuriyet döneminde gerçekleşebilmiştir.

Bizde çay yetiştirilmesi işi geçen yüzyılın sonlarında ele alındı. O tarihte, Karadeniz ’deki topraklarımıza benzer iklimde olan Rusya’nın Batum çevresindeki topraklar eskiden bizim olduğu için, halklar arasında bağ vardı. Bu yüzden Rize bölgesinde çay yetiştirilmesi üzerinde duruldu. İlk deneme 1892 ′de yapıldı. Ama yetiştiriciler, destek görmedikleri için, denemeden bir sonuç alınamadı.

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra, Karadeniz bölgesini kalkındırmak için çay üretimi işi ele alındı. 1938 ′de ilk fidanlar dikildi. Devletin yardımıyla düzenli bir ekime gidildi.

Bugün Karadeniz bölgesinde çayın ekim alanı oldukça geniştir. Rize ’den başka Trabzon, Artvin, Giresun ve Ordu illerimizde de çay yetiştirilir. Çaylık alanların % 65,6’sı Rize, % 20,5’i Trabzon, % 11,3’ü Artvin, % 2,6’sı ise Giresun ve Ordu illerinde bulunmaktadır. Türkiye, çay tarım alanlarının genişliği bakımından, dünyada üretici ülkeler arasında 7. sırada, kuru çay üretimi yönünden de 5. sırada, yıllık kişi başına tüketim bakımından ise 4. sırada yer almaktadır. Bugün Türkiye’de üretim artmış durumdadır. 2008 yılı sonunda 76 000 hektar çay bahçesinden elde edilen yaş çay yaprağı 211.000 tonu bulmuştur. Çay ekiminden ise 201.000 ′in üzerinde aile geçimini sağlamaktadır.

Türkiye, çay ihtiyacının hemen tümünü kendi ürünüyle karşılar. Ülkemizde çeşitli kalite çaylar yetiştirilmekte, kokulu çaylar da piyasaya sürülmektedir. 

ÇAY  HİKAYESİ

Çayın alt demliği kaynanadır. Sürekli kaynar durur. Hatta dikkat edilmezse taşabilir. 

Üst demlik gelindir alt demlik kaynadıkça onunda harareti artar ama zamanlada olgunlaşır ve demlenir.

Gelinin kocası bardaktır her iki çaydanlıktanda yeterince nasibini alır.

Biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin, bu nedenlede denge unsurudur.

Açık ya da demli çayın hoşa gitmemeside bundandır.

Çocuklar çayın şekeridir, tat verir. Çok şeker, çayın lezzetini bozar.

Şekersiz çaya alışanlara ise bir tanesi bile fazla gelir.

Görümce ise çay kaşığıdır. Arada bir gelir karıştırıp gider.

Kayınpedere gelince o da çay tabağıdır. Çayın demine suyuna karışmaz.

Bir kenarda lök gibi oturur. Sadece dökülenleri toplar ve 
çevreye zarar vermesini engeller.

Ancak arasıra boşaltılması gerekir. Yoksa taşıp herşeyi berbat edebilir.

Çay süzgeci ailenin 
sahip olduğu değerlerdir. Aileyi dış müdahalelerden korur. Delikleri büyük olursa çayın tadı kaçar.

Suyu ısıtan ateş ise hoşgörüdür. O olmadan çay da olmaz.

Kısacası bir bardak çay ailedir.

Ve... 

Ağız 
tadı ile içilen bir bardak çayın üstüne yoktur.

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

Haberi Paylaş

Facebook Twitter Email Addthis
Yorumlar

Yorumlar (0) / onay bekleyen (0)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

1500 karakter kaldı

Diğer Haberler
Anasayfa
Hakkımızda
İletişim
Copyright © 2013 - 2015
Düzenleme
Hostasya Web
Hostasya Web

beşiktaş evden eve nakliyat
bakırköy evden eve nakliyat
şişli evden eve nakliyat
arnavutköy evden eve nakliyat