Sosyal Medya'da Takip Et :
muhtar@sirinevlermahallesi.com
+90 212 551 70 04
Kullanıcı Girişi
Hızlı Erişim
Muhtarımız
İnteraktif
Kan Bankası
Anket
Şirinevler Mahalle Muhtarlığının Dış Boyası Ne Renk Olsun
Beyaz
Siyah
Kırmızı
Yeşil
Mor
Mavi
Turuncu
Pembe
Bordo
Kahverengi
Kırmızı - Beyaz
Mavi - Beyaz
Lacivert
Lila
Turkuaz
Piano Black
Krem
Döviz Kurları
altın fiyatlar
Radyo İstek
İstek Gönder
Ayağını Yorganına Göre Uzat - Şirinevler Mahallesi Resmi Web Sitesi
Ayağını Yorganına Göre Uzat

YORGANCILIK MESLEĞİ KAN AĞLIYOR

Şirinevler Mahallesi 'nde yorgancılık yapan Aydın Kaya mesleğiyle ilgili açıklamalarda bulundu. 

Nevresim ve elyaf piyasaya çıktığından beri geleneksel Türk yorgancılığı kan kaybetmektedir.

Bundan sonra zaten eleman yok. Çırak yetişmiyor. Artık meslek yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Teknolojiye yenik düştü. Artık marketlerde bile yorgan, yastık satılıyor. Olacak iş değil. 

Yorgan sanatkarlarını yetiştiren bir okul yok. Çırak, kalfa, usta usulüyle yetişiyor. Günden güne el yapımı yorganları ile birlikte azalıyor. 

Geleneksel Türk yorganlarında yün yada pamuk kullanılmaktadır. Son derece sağlıklı olan bu maddeler doğadan elde edilmektedir. Oysa kimyasal bir ürün olan elyafın ne derece sağlıklı olduğu tartışma konusudur. 

YORGANCILIĞIN  TARİHÇESİ

Türkler binlerce yıla üç kıtaya uzanan kültürleri ile, birbirinden farklı, birbirinden güzel ama çoğu dünyaca pek bilinmeyen birçok el sanatının mimarı ve uygulayıcısıdırlar. İşte bu el sanatlarının en köklülerinden biri de yorgan sanatıdır.

Yorgan sanatının geçmişinin nerelere kadar uzandığını görmek için "Yorgan" kelimesinin kökenine şöyle bir göz atmak yeterli olur. Yorgan kelimesinin kökenine ilk olarak Uygur yazıtlarında "Yourgan" biçiminde rastlanır. Kelime o günden bugüne "Yorgan" biçimini alarak çıkagelmiş ve önemli bir geleneğe ve el sanatına da isim olmuştur. Ama bugün, doğanın tüm canlılığının; en çarpıcı renklerinin, çiçeklerinin, kuşlarının hayranlık uyandıran motiflere dönüşerek odalara yansıdığı bu sanat dalı ve onu yaşatan sanatkarlar da oldukça azalmış, yok olmaya doğru gitmektedir.

Bundan 15 yıl kadar önce "İstanbul Yorgancı ve Hallaç Esnaf Sanatkarları Odası'na kayıtlı 1200 üye varken bugün bu sayı 200'ü geçmiyor. Evliya Çelebi'nin ünlü "Seyahatname" sinde okuduğumuza göre de yalnızca Kapalıçarşı'daki dükkan sayısı 105 imiş. Bugün Kapalıçarşı'da bir tek dernek binası kalmış. Dükkanlar ise çeşitli nedenlerle elden çıkartılmış. Oysaki geçmişte en itibarlı mesleklerden biriydi yorgancılık. Bu sanatın ustaları saraylarda, konaklarda, itibar gören, aranan insanlardı.

Hatta , belki de tarihin en göz kamaştırıcı düğünlerinden biri olan ve 52 gün 52 gece süren şenlikleri ile nam salan, III. Murat'ın şehzadelerine yaptığı sünnet düğününde de Sultanın önünde yapılan resmi geçide hak kazanan sanatkarlardandı, yorgancılar... Şehzadelerin sünnet yataklarına serilmiş, günlerce el emeği ve göz nuru döktükleri yorganları ile övünüyorlardı elbette. Ancak, yalnızca saraylar, konaklar, padişah düğünleri ile kısıtlı değildi onların yeri. İster zengin, ister yoksul olsun, her ailenin bir gün mutlaka ihtiyaç duyacağı sanatçılardandı onlar. Özellikle de kız çocukları yetişkin hale geldiğinde ve erkek çocuklarının sünneti yaklaştığında .... Her genç kızın çeyizi için ve her sünnet çocuğunun düğününde bütün aileler kendi haline vaktine göre, ama mutlaka bir yorgan diktirirdi geçmişte. Bu vazgeçilmez güzel bir gelenekti. Sünnet çocuklarının bu değerli sünnetlik yorganları ise çoğu zaman saklanır ve çocuk büyüyüp evlenme çağına geldiğinde de gelinin çeyizinin yanına katıştırılırdı, bu yeni ailenin evinde.

Sanatın hayattaki yeri o derece köklü ve önemli idi ki; geleneğin ötesinde "yorgan" kelimesinin halk deyişlerine de konu olmasını sağlamıştı. "Pire için yorgan yakmak", "Ayağını yorganına göre uzatmak" gibi atasözlerini doğurmuştu. Gerçi bu deyişler hala biliniyor, kullanılıyor ama o geleneksel el yapımı yorganların hayatta aynı biçimde yer aldığını söylemek artık ne yazık ki pek mümkün değil.

Teknoloji gelişti, fabrikalar kuruldu ve el yapımı yorganlar da yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladı. Ancak yine de bir avuç usta inatla yorgan sanatçılığını sürdürmek için direniyor hala. O birbirinden güzel, her biri bir sanat eseri sayılabilecek yorganlarını dikmeye devam ediyorlar. 

Bu el yapımı, geleneksel yorganların, sanatsal yanı bir yana, en önemli özelliği ise sağlıklı olmalarıdır. Yorganlarda hiçbir zaman elyaf kullanılmıyor. İçlerinde yalnızca yün ve pamuk yer alıyor. Çoğunlukla da pamuk... Yorgan hazırlanırken, ilk işlem olarak, yalnızca çırçır makinesinde çekirdeği ayrılmış olan ham pamuk, yorgancıda "hallaç yayı" denilen geleneksel bir yay ile kabartılıyor, işleniyor. Sonra da, kumaşı ipek yada keten olan yorganın içine dolduruluyor. Yorganın açık olan ağzı dikilerek kapatılıyor. Bu içi pamuklu, işlenmiş yorgan, yorgan sanatkarı için bir ressamın tuvalinden farksızdır artık. Şimdi yorgan sanatçısının, uzun zamandır düşlediği, belki bir yerlerden, belki de eski ustalardan esinlendiği, çoğu zaman rüyalarını süslemiş desenlerini ve motiflerini, eskiz kağıtlarından yorganın üzerine dökmesinin zamanı gelmiştir. İşlenmemiş yorgan, "taksimat" denilen bir işlemle, motifin özelliğine göre kare, dikdörtgen ya da baklava biçiminde eşit dilimlere ayrılır, tebeşirle çizilir. Sonra da motif yorganın üzerine geçirilir. Şimdi günlerce sürecek bir çalışmanın ve emeğin uygulamasına başlanacaktır. Hepsi eşit aralıklarla, durmaksızın vurulan iğne darbeleri... 1 cm. de 3-4 iğne ve tüm yorgan için milyonlarca fiske... Günden güne şekillenen, yaşamaya başlayan motif demektir bu. Eğer daha özel bir yorgansa, elde yapılmış oyaların kumaşın üzerine adapte edilmesi ile de sürer bu çalışma. Yorgan bittiğinde ise 1 hafta ile 10 gün arasında bir zamanın nasıl geçip gittiğini fark etmemiştir bile yorgan sanatkarı. Bir yorgan sanatçısı yaşadığı duyguları şöyle ifade ediyor ... "Yorgan bittiğinde vitrine asıp uzun süre bakarım ona. Eğer yorgan bana gülümsüyorsa o zaman içimi bir mutluluk sarar. Ruhuma huzur dolar... Bazen günlerce haftalarca o yorganı seyrederim"... diyor. Ama bazen buna fırsatı kalmıyor. Çünkü yorgan ya ısmarlamadır ya da alıcısı çıkıp geliveriyor birden. Yeni sahibi ile 40-50 yıllık bir serüven yaşayacak olan yorgan çıkıp gidiyor yorgancının dükkanından. O anı yaşayan yorgancı ustası duygularını şöyle dile getiriyor : "Değerini bilen severek alan bir kişiye gittiyse üzülmem" diyor.

Artık sokak aralarında renk cümbüşü yorganlarla süslü, bakanı düşler alemine taşıyan vitrinler yok. Gözlüğü burnunun ucuna düşmüş, oturmuş yere, almış kırmızı saten yorganı dizlerinin üzerine, elinde iğne huşu içinde yorgan diken yorgancı da yok. Semtleri arşınladığınızda bir yorgancı dükkanına ancak rastlayabiliyorsunuz.

Burada da ana meslek yorgancılığın çok az yapıldığını daha çok kumaş konfeksiyon işlerine geçildiğini görüyorsunuz. Bu konuda yorgancılar ortak görüşlerini "Nevresim çıktı mertlik bozuldu" şeklinde dile getirmektedirler. Yorgancılık mesleği ile uğraşan esnafın azalan iş hacmi dolayısı ile dükkan kiralarını bile ödemekte güçlük çektiklerini, kazanç sağlamayan bir meslek haline dönüştüğü için yetiştirecek çırak bulamadıklarını bu nedenle halihazırdaki nesilden sonra bu mesleğin tamamen yok olacağını dile getirmektedirler.

Efsanelerden, minyatürlere; atasözlerinden türkülere kadar konu olmuş, Türk geleneğinde evliliğin ve mutluluğun sembolü haline gelmiş, motiflerinde yüzyıllardır geleneksel Türk zarafetini ve inceliğini yansıtan el yapımı yorganlar az da olsa hala yaşıyor. İstenildiğinde, hala o ince sanatın güzelliğini ve sıcaklığını hissetmesi mümkün insanların.... 
 
 
 
 
 
 
Haberi Paylaş

Facebook Twitter Email Addthis
Yorumlar

Yorumlar (0) / onay bekleyen (0)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

1500 karakter kaldı

Diğer Haberler
Anasayfa
Hakkımızda
İletişim
Copyright © 2013 - 2015
Düzenleme
Hostasya Web
Hostasya Web

beşiktaş evden eve nakliyat
bakırköy evden eve nakliyat
şişli evden eve nakliyat
arnavutköy evden eve nakliyat